• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Rojava’da Kürtçe eğitim ısrarı: ‘Karar değişene kadar devam edeceğiz’

Rojava’da Kürtçe eğitim ısrarı: ‘Karar değişene kadar devam edeceğiz’

Suriye geçiş hükümetinin Kürtçe eğitim kararına karşı Rojava’da protestolar sürüyor. Rojava Üniversitesi Öğretim Üyesi Lokman Guldivê, “Gözümüz devletin elinde olmamalı; dili geliştirmek için kendi alternatifimiz, kendimize ait bir dil politikamız ve planlamamız olmalı” çağrısı yaptı.

Rojava’da Kürtçe eğitim ısrarı: ‘Karar değişene kadar devam edeceğiz’
Rojava’da Kürtçe eğitim ısrarı: ‘Karar değişene kadar devam edeceğiz’
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 10 Eylül 2026 12:26
  • Güncellenme: 10 Eylül 2026 14:22

Suriye Geçiş Hükümeti Eğitim Bakanlığı’nın 27 Ağustos’ta aldığı ve Kürtçe derslerini haftada 3 saatle sınırlandıran kararın ardından Rojava’da başlayan eylem ve protestolar devam ediyor.

Girke Lege ve Çilaxa’daki öğrenci aileleri, çocuklarının yıllardır Kürtçe eğitim gördüğünü belirterek kararın değiştirilmesini talep etti. Aileler, çocukların başka bir dilde eğitim görmesinin eğitim süreçlerini olumsuz etkileyeceğini vurguladı.

‘Kendi dilimizde okumak hakkımızdır’

Girkê Legê’nin Sêgir ve Çilaxa’nın Kişk köylerinden öğrenci aileleri, Kürtçe eğitim hakkının korunmasını istedi.

Wanî Mihemed, çocuklarının 12 yıldır Kürtçe eğitim gördüğünü belirterek, “Çocuklarım Arapça öğrenmekte zorluk çekiyor. Biz de çocuklarımızın Kürtçe dışında başka bir dille okumasını istemiyoruz. Bu onların anadili ve eğitimlerine kendi dilleriyle devam etmeliler” dedi.

Hêlîn Omer de birinci sınıftan bu yana Kürtçe eğitim gördüğünü belirterek, “Eğitimime Kürtçe devam etmek istiyorum. Artık Arapça okumamız bizim için çok zor, Kürtçe okumaya alıştık” diye konuştu.

8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Stêra Cangîr ise “Tüm öğrenciler anadillerinde eğitim alma hakkına bağlıdır. Bu karara karşıyız, Kürtçe okumak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

9. sınıf öğrencisi Şîrîn Cangîr de Arapça bilmediklerini belirterek, “Bu bizim için çok zor; geleceğimiz zarar görmesin” dedi.

Çilaxa’dan öğrenci Nergiz Silo, “Bu karar değişene kadar eylemlerimizi sürdüreceğiz, kendi dilimizde okumak bizim hakkımızdır” derken, Feyrûz Silêman karar değişene ve Kürtçe eğitim konusunda güvence verilene kadar okula gitmeyeceğini söyledi.

Mihdî Hisên ise çocuklarının 14 yıldır Kürtçe eğitim gördüğünü belirterek, “Dilimizin bir kez daha görmezden gelinmesini kabul etmiyoruz” dedi.

Hisên Şehab da çocukların kendi dillerinde eğitim alacağına dair güvence verilmesini isteyerek, “Bunun yanında başka dilleri de öğrenebilirler. Eğitim Bakanlığı’na bu sorunu çözmesi ve çocuklarımızın eğitimlerine devam edebilmesi için çağrıda bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Devletin eline bakmamalıyız’

Rojava Üniversitesi Öğretim Üyesi ve araştırmacı Lokman Guldivê ise Kürtçe eğitimin mevcut durumuna ve dil mücadelesine ilişkin ANHA’ya değerlendirmelerde bulundu.


(Fotoğraf: ANHA)

Guldivê, Rojava’da Kürtçe çalışmalarının 2012’den çok daha önce başladığını belirterek, dil çalışmalarının 2000 yılından bu yana düzenli biçimde yürütüldüğünü söyledi.

Rojava’daki eğitim sisteminin siyasi kararlar, öğretmenlerin yetiştirilmesi ve Kurmancî eğitimine verilen emekle geliştiğini belirten Guldivê, mevcut durumun korunması için Kürtlerin kendi dil politikalarını oluşturması gerektiğini vurguladı.

Guldivê, “Gözümüz devletin elinde olmamalı; dili geliştirmek için kendi alternatifimiz, kendimize ait bir dil politikamız ve planlamamız olmalı” dedi.

Kürt dilinin geliştirilmesinin yalnızca siyasi partilerin değil, toplumun tamamının meselesi olduğunu belirten Guldivê, “Asıl mesele, toplumun bir dil politikası ve planlaması geliştirmesidir. Bu durum partilerin ötesindedir, toplumsal bir meseledir” ifadelerini kullandı.

Baskça örneğini verdi

Guldivê, İspanya’daki Bask halkının dil mücadelesini örnek göstererek Baskçanın eğitim sistemine farklı modellerle dahil edildiğini anlattı.

Bask Bölgesi’nde eğitim dilinin İspanyolca olduğu ve Baskçanın zorunlu ders olarak okutulduğu modelin yanı sıra iki dilin eşit oranda kullanıldığı ve eğitim dilinin Baskça olduğu modellerin de uygulandığını belirten Guldivê, bu politikaların uzun vadede Baskçanın genç kuşaklar arasında yaygınlaşmasını sağladığını söyledi.

Guldivê, benzer bir dil politikasının Kürtler açısından da geliştirilebileceğini belirterek, “Cizre’den Kobani ve Afrin’e kadar devlet Kürtlerin Kürtçe eğitim görebileceğini söylese, acaba Kürtler kendi dillerini tercih edecek mi?” diye sordu.

“Kürtlerin tümü için bir dil politikasının belirlenmesi şarttır” diyen Guldivê, Bakur, Rojava ve Rojhilat’ta Kürtçenin geliştirilmesi için ortak bir yaklaşım oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Kürtçe eğitim daha önce üniversiteye kadar sürdürülüyordu

Suriye Geçici Hükümeti Eğitim Bakanlığı, 27 Ağustos’ta yayımladığı 493 sayılı kararla, Kürtçenin Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde devlet ve özel okullarda “ulusal dil” olarak okutulmasını ve müfredatın parçası haline getirilmesini kararlaştırdı. Kararla birlikte Kürtçe dersi haftada 3 saatle sınırlandırılırken, dersin notunun yıl sonu ortalamasına dahil edilmesi öngörüldü.

Kürtçenin daha önce anaokulundan üniversiteye kadar eğitim dili olarak kullanıldığı Rojava’da, kararın ardından öğrenciler, öğretmenler, aileler ve yurttaşların tepkileri sürüyor. Kamışlo’da yüzlerce kişinin katıldığı yürüyüşte kararın değiştirilmesi talep edilirken, “Dilimiz Varlığımızdır, Kürtçe Eğitim Hakkını İstiyoruz” sloganı öne çıktı.

Kürtçenin eğitimdeki statüsüne ilişkin tartışmanın arka planında ise Suriye Geçici Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ocak 2026’da yayımladığı 13 sayılı kararname ile 29 Ocak 2026’da Şam ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında imzalanan anlaşma bulunuyor. 13 sayılı kararnamede Suriyeli Kürtlerin Suriye halkının “temel ve asli bir parçası” olduğu belirtilirken, Kürtlerin kültürel ve dilsel kimliklerini koruma ve ana dillerini geliştirme hakkı tanındı.

29 Ocak anlaşmasında ise Kürt toplumunun eğitim sürecinin Eğitim Bakanlığı ile birlikte ele alınması ve eğitim alanındaki özgünlüklerin gözetilmesi öngörüldü. Ancak 27 Ağustos’ta yayımlanan ve Kürtçeyi haftada 3 ders saatiyle sınırlandıran uygulama, bölgede tepkilere neden oldu.

Rojava’daki çatışmalarda hayatını kaybedenlerin çocukları: ‘Kürtçe varlığımızın bir parçasıdır’