• Ana Sayfa
  • Manşet
  • Ankara’da KESK’in ‘adalet nöbetine’ polis müdahalesi

Ankara’da KESK’in ‘adalet nöbetine’ polis müdahalesi

KESK 15 Temmuz sonrası Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile kamudan ihraç edilen üyeleri için Ankara’da başlattığı “adalet nöbeti” kapsamında basın açıklaması yaptı. Güvenpark’taki açıklamanın ardından sendika genel merkezi önünde başlatılan oturma eylemine polis biber gazıyla müdahale etti.

Ankara’da KESK’in ‘adalet nöbetine’ polis müdahalesi
Ankara’da KESK’in ‘adalet nöbetine’ polis müdahalesi
Haber Merkezi
  • Yayınlanma: 17 Temmuz 2026 19:57
  • Güncellenme: 17 Temmuz 2026 21:06

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), 15 Temmuz sonrası KHK’ler ile ihraç edilen kamu emekçilerinin 10 yıldır maruz kaldığı hak ihlallerine karşı Ankara’da Adalet Nöbeti başlattı.

KESK üyeleri, Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak ve Güvenpark’ta bir gün sürecek nöbet eylemi gerçekleştirmek amacıyla bir araya geldi.

Polis, Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapılmasına izin vermedi. Saatler süren görüşmelerin ardından taraflar arasında sağlanan uzlaşmayla açıklamanın Güvenpark’ta yapılması kararlaştırıldı.

Açıklamaya Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) milletvekilleri, Emek Partisi (EMEP) milletvekilleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de katıldı. Basın açıklamasının ardından sendika üyeleri, KESK Genel Merkezi önünde oturma eylemi başlattı. Ancak polis, eyleme biber gazıyla müdahale ederek grubu dağıttı.

KHK ile ihraç edilen kamu emekçileri için nöbet

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından çıkarılan KHK’lerle kamudan ihraç edilen 125 bin kişi arasında bulunan 4 bin 259 KESK üyesi için düzenlenen eylem kapsamında sendika üyeleri bir günlük “Adalet nöbeti” başlattı.

Adalet Bakanlığı önünde basın açıklaması yapılmasına izin verilmemesi üzerine polis ile saatler süren müzakereler gerçekleştirildi. Yapılan görüşmeler sonucunda açıklamanın Güvenpark’ta yapılması konusunda uzlaşma sağlandı.

Eylem boyunca, “KHK’lar gidecek, biz kalacağız”, “Kesin ihraçlar onurumuzdur”, “Yaşasın özgürlük mücadelemiz”, “Emekçiye değil, çetelere barikat”, “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Gün gelecek, devran dönecek, AK Parti halka hesap verecek”, “AK Parti’den hesabı emekçiler soracak” ve “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları atıldı.

Karagöz: Komisyon hukuksuzluğu kalıcılaştırdı

Basın açıklamasını KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz okudu.

Karagöz, Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun işleyişine değinerek şunları söyledi:

“Hatırlanacağı üzere önce ihraç ettiler, sonra da üyelerini kendilerinin belirlediği OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurulmasını istediler. 23 Ocak 2017 yılında kurulan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyon altı yıl boyunca ihraç kamu emekçilerini oyaladı ve bu komisyon 22 Ocak 2023 yılında ise kapandı. OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvuruda bulunan 18 bin kamu emekçisi göreve iade edildi. Başvuruların yüzde 85’i reddedildi. Dolayısıyla komisyon, hukuksuzluğu kalıcılaştıran bir mekanizmaya dönüştürdü. Komisyon kapandı ancak hukuksuzluk sona ermedi. Dosyalar bu kez özel kurulan idare mahkemelerine devredildi. Böylece yargı süreçleri etkili bir hak arama yolu olmaktan çıkarıldı. Aradan tam 10 yıl geçti. Hâlâ KESK’li ihraçların yaklaşık yüzde ellisinin yargı süreci devam ediyor. KESK’li ihraçlar dayanışmayla ayakta kaldık. İhraç kamu emekçilerine ‘ağaç kökü yesinler’ diyenler geçen on yıl içinde yolsuzluğun, çürümenin ve hukuksuzluğun simgesi haline geldi. Buradan Türkiye halklarına sesleniyoruz, ‘Bu yalnızca ihraç edilen kamu emekçilerinin meselesi değildir. Hukukun üstün olup olmayacağının meselesidir. Biz sadece kendimiz için değil, bizden sonra gelecekler için direniyoruz. KHK rejimiyle yaratılan hukuksuzluk sona erdirilmeden demokratikleşmeden söz etmek mümkün değildir.”

Karagöz, iktidara da çağrıda bulunarak, “On yıllık bu hukuksuzluğu daha fazla uzatmayın. Mahkemelere yapılan siyasi müdahalelerden vazgeçin. Bekletilen dosyaları derhal sonuçlandırın. Haklarında beraat, takipsizlik veya göreve dönüşü gerektiren yargı kararları bulunan bütün kamu emekçilerinin dosyalarını gecikmeksizin karara bağlayın” dedi.

DEM Parti ve EMEP’ten destek

DEM Parti Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan da kendisinin de KHK ile ihraç edilenlerden biri olduğunu belirterek, “Bu süreci yaşayan ve her gün bu mağduriyeti hisseden biri olarak söylüyorum, aradan 10 yıl geçmesine rağmen hak arama talebimiz ve mücadelemiz hala dimdik ayaktaysa, iktidarın ve AK Parti’nin bunu iyi bilmesi gerekiyor, ‘Biz mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz'” ifadelerini kullandı.

EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ise KHK uygulamalarının kamu emekçileri üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu:

“10 yıl önce 15 Temmuz darbesi olduğunda, hemen ardından ‘Allah’ın bir lütfu bu bize.’ diyenler, on binlerce kamu emekçisini ihraç edip kendilerine bir olağanüstü hâl rejimi kurdular. Bu KHK düzenini; mücadeleci kamu emekçilerini sindirerek, onları bu alanlardan sürerek ve geride kalan bütün kamu emekçilerine, ‘Eğer muhalefet edersen, eğer işini düzgün yaparsan, eğer bir kamu emekçisinin sorumluluğuna sahip olarak “Hayır, biz bu piyasalaştırma düzenine hayır diyoruz.” cümlesini kurarsan, aynı şey senin de başına gelir.’ demek için böyle bir olağanüstü hâl rejimini tepemize sürdüler. KESK’li, KHK’lı kamu emekçilerinin iş, ekmek, onur ve göreve geri dönme mücadelesi; bu memlekette yanarak ölen çocuklar içindir. Sağlık çetelerinin elinde hayatını kaybeden gençler ve bebekler içindir. Adalet saraylarında adalet bulamayan halk içindir. Biz bu mücadelenin yanında olacağız. KHK’lı emekçiler yalnız değildir.”

Tiryaki: Göreve dönüşün kapısı aralanmalı

DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de KHK ile ihraç edilen kamu emekçilerinin mücadelesine dikkat çekerek şunları söyledi:

“10 yıldır OHAL KHK’larıyla ihraç edilen arkadaşlar direnmeye, bu hukuksuzluğa karşı mücadele etmeye devam ettiler ama asla dayanışmadan vazgeçmediler. Ben bir avukat olarak biliyorum. Bir sendika avukatı olarak biliyorum. Bir siyasetçi olarak biliyorum. O dönemde Fethullahçı diye ihraç edilenlerin bir avukat bulabilmek için ne paralar harcadığını da biliyorum, avukat bulamadıkları günleri de biliyorum. Ama o dönemde KESK, tarihin en onurlu duruşlarından birini sergiledi ve bütün bu hukuk mücadelesini en sonuna kadar sürdürdü. En iyi şekilde hukuki yardım yapmaya devam etti. Sadece hukuki yardım da yapmadı KESK. Belki yeterince sokakta olmadı, belki yeterince mücadele etmedi diye kendimizi eleştirebiliriz. Bu konuda özeleştirimizi verebiliriz ama tarihteki en büyük dayanışma örneklerinden birini sergiledi. KESK ve bağlı sendikalar, aidatların önemli bir bölümünü yine ihraç edilen kamu emekçileriyle dayanışmaya ayırdılar. Bu çok onurlu bir davranıştı. Emin olun, dünya emekçilerinin mücadele tarihine, dünya sendikal mücadele tarihine altın harflerle yazılacak işlere de imza attılar.

Barışı konuştuğumuz bugünlerde, çözümü konuştuğumuz bugünlerde Kürt sorunu artık ateşle, kanla, ölümle anılmasın; barışla, kardeşlikle ve demokrasiyle çözülsün dediğimiz bugünlerde, artık OHAL KHK’larıyla ihraç edilmiş KESK’li kamu emekçilerinin de göreve dönmesinin kapısı aralanmalıdır. Bu aynı zamanda toplumsal barışa hizmet edecektir, çözüme hizmet edecektir.”

Ayfer Koçak: Adalet yürüyüşümüz sürecek

KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da KHK uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“Bir ülkede bir darbe girişimi gerçekleşir. Gerçekleşememiş bir darbe girişiminin ardından 162 bin kamu emekçisi görevden ihraç edilir, 1 milyona yakın işlem yapılır. O zaman kimse bu siyasal iktidara sormaz mı: Bu kadar örgütlenen bir paralel devlet vardı da sen ona onay vermeden nasıl bu kadar büyüdü? Nasıl devletin merkezine bu kadar yerleşti, diye sormazlar mı? KESK, bu ülkede daha insanca bir yaşam için, demokrasinin kanallarının açılması için mücadelesini verir. Emeğin hakkını alması için mücadelesini verir. Dolayısıyla biz, 10 yıldır hayatlarını direnişe dönüştürmüş olan arkadaşlarımız adına tek başına yürütme olarak karar vermeyiz. Bugün yürüttüğümüz bu eylemi de onlarla birlikte karar alarak gerçekleştirdik. Bu eylemin merkezinde KHK’lı arkadaşlarımız var. Bundan sonrasında da adalet yürüyüşümüz devam edecek.”

Oturma eylemine biber gazlı müdahale

Basın açıklamasının ardından sendika üyeleri, polis ile yapılan görüşmeler sonucunda gruplar halinde KESK Genel Merkezi önüne geçti. Burada bir gün sürecek “Adalet nöbeti” kapsamında oturma eylemi başlatıldı.

Polis, oturma eylemine izin vermedi. Sendika üyeleri ile polis arasında yaşanan arbedenin ardından polis, biber gazı kullanarak eylemcilere müdahale etti ve grubu sendika binası önünden dağıttı.